TOROSLARDAN İNSAN MANZARALARI

TOROSLARDAN İNSAN MANZARALARI

Geçen sonbaharda Torosları gezdim. Çocukluğumuzun geçtiği yaylalrı dolaştım.Yırtık kara lastik ayakkabılarımızla,güneşin yüzümüzü yakıp esmerleştirdiği, suyunun dudaklarımızı çatlatmış haliyle, kir pas içinde geçen çocukluk günlerimizi tekrar yaşamış gibi oldum.


Bugün oralardan uzak daha düzenli bir yaşam içinde olsak da Toroslarda hala değişmeyen yaşam sürüyor. Yolsuz,susuz, ışıksız yaşayan insanlarımız var. Issız koyaklarda, vadilerde toprağa tutunup hayvancılık,meyvecilik,arıcılık yaparak üretmeye çalışan insanlarımız var.

Ama hala onlar hakettikleri altyapı hizmetlerini görememişler. Eğer onlara bu hizmetleri sunabilirsek kat kat fazla üreteceklerdir. Kalkınmak bu değil mi.
Bir çobana ailesine rastladık, taştan örme bir çardakta altı nüfuslu bir aile. Babanın saçı sakalı birbirine karışmış,başında eskimiş bir şapka, pantolonunu kemer yerine iple bağlamış.Eski püskü giysiler içinde.
-karşı koyaktaki çoban evimi yaktı, diyor. Sebep otlak kavgasıymış. Evin üzeri yanmış. Derme çatma kapatmışlar, ancak ışığı engelleyebilir. Çocuklar ürkek,YİBO’ya giden iki çocuk okullar açılalı 15 gün olduğu halde hala gidememişler _ Neden okula göndermediniz? diyorum, çocuklarsız bu işleri yapamam diyor baba. Çardağın önünde taşlar üzerine tutunup oturuyorduk. Kolumda bir kaşıntı oldu baktım bir kene,çevreme bir göz gezdirdim yerlerde keneler koşturuyor. Hemen ayaklandım, müsade istedik.
Hava soğuktu ve o gece sabaha kadar yağmur yağdı,aklım da orada kaldı.


Devamı başka sefere. Sevgilerimle

Kemal ALKAN

About Alakiseli